İnovasyon Mutfağı: Açık inovasyonla doğru problemi birlikte çözmek
İnovasyon Mutfağı’nın açık inovasyon yaklaşımından hareketle problem tanımı, fikir maratonu hazırlığı ve pilot takibini girişimciler için ele alıyoruz.

Yeni bir fikir bulmak ile işe yarayan bir çözüm geliştirmek aynı çalışma değildir. Bir girişim, ürününe özellik ekleyerek ilerlediğini düşünebilir; müşteri ise mevcut işlemini daha az adımda tamamlamak istiyor olabilir. Açık inovasyon bu ayrımı görünür kılmak için kullanılabilecek yaklaşımlardan biridir: Soruyu farklı deneyimlere açar, çözüm seçeneklerini çoğaltır ve hangi varsayımların sınanması gerektiğini tartışmaya taşır.
Orion TEKMER paydaşları arasında bulunan İnovasyon Mutfağı, bu yazının çıkış noktası. Önce kurumun kamuya açık tanıtımını kısaca inceliyor, ardından bir girişimin fikir maratonu veya benzer bir çalışmadan anlamlı sonuç almak için nasıl hazırlanabileceğini ele alıyoruz. Kuruma ilişkin bilgiler kaynaklarla belirtilmiştir. Örnekler, çalışma önerileri ve değerlendirme ölçütleri Orion TEKMER Editör Ekibinin özgün analizidir; İnovasyon Mutfağı tarafından verilmiş hizmet taahhütleri değildir.
İnovasyon Mutfağı hangi çalışma alanına odaklanıyor?
İnovasyon Mutfağı, resmi sitesinde kendisini kuruluşların araştırma ve geliştirme, pazarlama ve insan kaynakları gibi alanlardaki sorunlarına açık inovasyon yaklaşımıyla etkinlikler tasarlayan bir oluşum olarak tanıtıyor. İdeathon ve hackathon organizasyonları, kurum içi çalışmalar, yeni ürün ve fikir yarışmaları tanıtılan hizmetler arasında. Pazarlama Maratonu, Fikir Maratonu ve Let's Innovate ise sitede yer verilen çalışma başlıkları. Bu bilgiler kurumun kendi faaliyet tanımını yansıtır; belirli bir girişime sunulacak kapsam ayrıca belirlenmelidir. İnovasyon Mutfağı resmi sitesi
Kurumun Orion TEKMER paydaş profili, ekosistemdeki yerini doğrulayan başlangıç noktasıdır. Profilde yer almak, bütün etkinliklere ücretsiz erişim, otomatik kabul, yatırım veya danışmanlık hakkı anlamına gelmez. İş birliği düşünülüyorsa güncel çalışma biçimi, takvim ve tarafların sorumlulukları görüşülmelidir.
Girişim açısından burada dikkat çekici olan, farklı insanların aynı problemi kendi uzmanlıkları üzerinden değerlendirebilmesidir. Teknik ekip veri akışına odaklanırken tasarımcı kullanım engelini, satış deneyimi olan bir katılımcı satın alma itirazını fark edebilir. Bu çeşitlilik tek başına sonuç üretmez. Katılımcıların aynı soruyu anlayabildiği, ortak bilgiye eriştiği ve önerilerini karşılaştırılabilir biçimde sunduğu bir düzen gerekir. Dolayısıyla hazırlanması gereken ilk şey büyük bir fikir listesi değil, üzerinde birlikte çalışılabilecek açık bir problemdir.
Doğru problem cümlesi nasıl hazırlanır?
Bir çalışmanın yönünü çoğu zaman ilk soru belirler. “Uygulamamıza yapay zekâ ekleyelim” ifadesi çözümü baştan seçer. “Yeni kullanıcılar ilk işlemlerini neden tamamlayamıyor?” sorusu ise farklı açıklamalara alan açar. İlkinde katılımcılar belirlenmiş bir teknolojiyi gerekçelendirmeye çalışabilir. İkincisinde kullanım akışı, açıklamalar, güven, zamanlama veya veri eksikliği gibi farklı nedenler araştırılabilir. Girişimin gerçek ihtiyacı henüz bilinmiyorsa ikinci tür soru daha verimli bir başlangıçtır.
Problem metninde etkilenen kişi, yaşadığı durum, ortaya çıkan kayıp ve bugün kullanılan yöntem bulunmalıdır. “Küçük üretici sipariş teyidini farklı mesaj kanallarından topluyor; ekip gün sonunda hangi siparişin kesinleştiğini ayırmakta zorlanıyor” gibi bir anlatım, soyut bir dijitalleşme hedefinden daha somuttur. Ardından bilinenleri ve varsayımları ayırın. Kullanıcı görüşmesinden gelen bir bulgu ile kurucunun sezgisi aynı kanıt düzeyinde sunulmamalıdır.
Kapsamı sınırlandırmak yaratıcılığı engellemek zorunda değildir. Hangi kullanıcı grubunun ele alınacağı, hangi kaynakların kullanılabileceği ve hangi sürenin değerlendirileceği belli olduğunda öneriler daha karşılaştırılabilir olur. Bir oturumda bütün satış sistemini yeniden tasarlamak yerine ilk tekliften yanıt alınmasına kadar geçen aşamaya odaklanabilirsiniz. Problem sahibi olarak cevabını zaten bildiğiniz bir soruyu yarışmaya açmak yerine, gerçekten karar vermekte zorlandığınız noktayı paylaşmanız daha anlamlıdır.
İdeathon ve hackathon arasında amaç üzerinden seçim yapmak
Etkinlik adından önce beklenen çıktıyı tarif etmek gerekir. Bir ekip müşterinin problemini yeniden çerçevelemek istiyorsa kavramsal seçenekler, kullanıcı senaryoları ve sınama planları yeterli olabilir. Çözümün belirli bir teknik bağımlılığını görmek istiyorsa çalışabilir bir parça, veri örneği veya gösterim isteyebilir. Her iki durumda da “yenilikçi fikir” ifadesini tek başına değerlendirme ölçütü olarak kullanmak yetersiz kalır; neyin öğrenileceği belirtilmelidir.
Örneğin tarımsal üretim verilerini yorumlayan varsayımsal bir girişimi düşünelim. Ekibin sorunu hangi müşterinin ödeme yapacağını anlamaksa yoğun kodlama, temel belirsizliği çözmeyebilir. Buna karşılık kullanıcı ihtiyacı doğrulanmış ama farklı veri dosyalarının birlikte işlenmesi belirsizse teknik bir gösterim yararlı olabilir. Aynı girişim farklı zamanlarda farklı çalışma formatlarına ihtiyaç duyabilir. Bu örnek herhangi bir kurumun gerçekleştirdiği proje veya başarı hikâyesi değildir.
Format seçerken katılımcı profili, çalışma süresi, erişilebilirlik ve geribildirim yoğunluğu birlikte değerlendirilmelidir. Uzun bir maraton herkes için uygun olmayabilir. Ön hazırlık, kısa çalışma blokları veya uzaktan katkı gibi seçenekler gündeme getirilebilir; bunların sağlanıp sağlanmadığı organizatörden öğrenilmelidir. Amaç çok sayıda insanı aynı takvime yerleştirmekten ziyade, soruya katkı verebilecek insanların üretmesini mümkün kılmaktır. Çıktı beklentisini katılımcıların kullanabileceği zamanla uyumlu tutmak da bu tasarımın parçasıdır.
Bir formatın seçilmesinde çalışmanın bitişinden sonraki zaman da hesaba katılmalıdır. Ekibin pilot için ayırabileceği kapasite yoksa ortaya çıkan önerilerin uygulanacağı izlenimi verilmemelidir. Böyle bir durumda çalışma, araştırma ve seçenek geliştirme amacıyla sınırlandırılabilir. Katılımcının hangi katkıyı neden verdiğini bilmesi, organizasyonun beklentileri doğru yönetmesi açısından değerlidir. Girişim için de bu açıklık, sonuçları olduğundan ileri bir aşamadaymış gibi sunma baskısını azaltır.
Katılımcılara hangi bilgi verilmeli?
İyi bir çalışma dosyası uzun bir şirket sunumu değildir. Katılımcının problemi anlayabilmesi için kısa kullanıcı anlatımları, mevcut sürecin adımları, karşılaşılan engeller ve kullanılabilir kaynaklar yeterli bir başlangıç oluşturabilir. Şirket tarihçesinin veya bütün ürün özelliklerinin anlatılması gerekli soruyu gölgeleyebilir. Dosyanın ilk sayfasını okuyan biri, “Kim için neyi iyileştirmem isteniyor?” sorusuna cevap verebilmelidir.
Paylaşılacak verilerin niteliği ayrıca düşünülmelidir. Gerçek müşteri bilgileri gerekmiyorsa örnek veya kimliksizleştirilmiş veriyle çalışmak daha uygun olabilir. Kullanılacak veri setinin nasıl üretildiği ve hangi sınırlamaları taşıdığı açıklanmalıdır. Yapay olarak oluşturulmuş bir örnek, gerçek saha performansının kanıtı gibi sunulmamalıdır. Gizlilik, fikri haklar ve çıktıların sonraki kullanımı konusunda tarafların beklentileri çalışma başlamadan yazılı biçimde netleşmelidir; somut sözleşme hükümleri için ilgili uzmanlardan destek alınmalıdır.
Katılımcılara soru sorma kanalı da sağlanmalıdır. Problem sahibi bütün süre boyunca erişilemezse ekipler boşlukları kendi varsayımlarıyla doldurabilir. Belirli aralıklarla yapılan kısa açıklamalar, farklı ekiplerin çelişkili bilgilerle çalışmasını önleyebilir. Yeni bir bilgi verildiğinde bütün katılımcıların aynı bilgiye ulaşması önemlidir. Böylece değerlendirme yalnızca iyi bağlantı kuran veya doğru kişiye erken ulaşan ekibin avantajına dönüşmez; önerilerin niteliği daha adil biçimde karşılaştırılabilir.
Fikirleri değerlendirirken gösterişli sunumun ötesine geçmek
Değerlendirme ölçütleri çalışmanın başında bilinmelidir. Problemle uyum, kullanıcı için anlam, teknik yapılabilirlik, kaynak ihtiyacı ve sınanabilirlik ayrı başlıklar olarak ele alınabilir. Bu ölçütler her projede aynı ağırlığı taşımak zorunda değildir. Erken aşama bir araştırmada öğrenme potansiyeli öne çıkarken, kısa sürede uygulanması gereken bir süreç iyileştirmesinde mevcut sistemlerle uyum daha belirleyici olabilir.
Sunum yeteneği ile çözümün kalitesini birbirine karıştırmamak gerekir. Etkileyici görseller önemli soruları görünmez kılabilir; sade bir çalışma ise güçlü bir kullanıcı içgörüsü içerebilir. Jürinin veya değerlendirme ekibinin aynı soruları bütün önerilere yöneltmesi karşılaştırmayı kolaylaştırır: Hangi varsayım doğruysa bu fikir çalışır? Hangi bulgu fikrin yanlış olduğunu gösterir? İlk deneme kimlerle yapılabilir? Deneme başarısız olursa ne öğrenilmiş olur?
Birinci seçilmeyen fikirleri tamamen kaybetmemek de yararlıdır. Bir öneri bugün uygulanamayabilir ama müşterinin gözden kaçan ihtiyacını tarif edebilir. Ekiplerden kısa bir karar notu istemek, sunumun arkasındaki düşünceyi korur. Bu notta gözlem, öneri, varsayım ve sonraki adım ayrı tutulmalıdır. Sonuçta ortaya çıkan fikir havuzu tek bir kazananı ilan etmekten daha fazla değer taşıyabilir; bunun gerçekleşmesi için arşivleme ve takip sorumluluğu önceden belirlenmelidir.
Etkinlikten sonra küçük ve ölçülebilir bir pilot kurmak
Bir fikir maratonunun kapanışı, uygulamanın başlangıcına dönüşecekse ilk pilotun sahibi belli olmalıdır. “Sonra değerlendireceğiz” ifadesi tek başına çalışma planı değildir. Kimin hangi kullanıcıyla görüşeceği, hangi çıktının hazırlanacağı ve ne zaman karar verileceği yazılmalıdır. Bütçe veya zaman henüz ayrılmadıysa bu durum açıkça belirtilmeli; seçilmiş olmak otomatik uygulama sözüne dönüştürülmemelidir.
Pilot mümkün olan en küçük anlamlı soruyu sınamalıdır. Varsayımsal bir müşteri destek çözümünde bütün iletişim sistemini değiştirmek yerine, belirli bir talep türünün yönlendirilmesi denenebilir. Başlangıç durumu kaydedilir, deneme süresi belirlenir ve sonuç aynı ölçütle karşılaştırılır. Daha hızlı işlem yapılması olumlu görünürken hata veya yeniden çalışma artmış olabilir. Bu nedenle tek bir iyi sayıyı bütün sonucun yerine koymak yerine, birlikte değerlendirilmesi gereken göstergeler seçilmelidir.
Pilot bitiminde devam, değişiklik veya durdurma kararı verilebilir. Durdurmak her zaman başarısızlık değildir; pahalı bir uygulama öncesinde yanlış varsayımı görmüş olabilirsiniz. Karar gerekçesini katılımcılarla uygun kapsamda paylaşmak, katkının ciddiye alındığını gösterir. Sonraki aşamada ek çalışma bekleniyorsa bunun koşulları ayrıca konuşulmalıdır. Etkinlikte sunulan gönüllü katkının sınırları ile uzun süreli ürün geliştirme beklentisi birbirine karıştırılmamalıdır.
Pilotun kapanışında yalnızca sonuç grafiği paylaşmak yerine kısa bir karar görüşmesi yapılabilir. Görüşmeye uygulamayı yapan kişinin yanında, çözümden etkilenen kullanıcı veya operasyon temsilcisi de katılmalıdır. Böylece ölçümde görünmeyen iş yükü, öğrenme zorluğu ya da yeni bağımlılıklar duyulabilir. Devam kararı alınırsa bir sonraki aşamanın bütçesi ve sahibi ayrıca belirlenir. İlk denemenin başarılı bulunması, ürünün bütün kullanıcı gruplarında aynı şekilde çalışacağını kanıtlamaz.
Kurucu ekip içinde öğrenmeyi kalıcı hâle getirmek
Dışarıdan gelen önerilerin kullanılabilmesi için içeride bir karşılığı bulunmalıdır. Kurucu ekip bütün fikirleri tehdit olarak görürse açık inovasyon yalnızca vitrin faaliyetine dönüşebilir. Tersine, her öneriyi hemen uygulamaya almak da odak kaybına yol açar. Daha dengeli yaklaşım, yeni fikirleri mevcut hedeflerle birlikte değerlendirmek ve hangi gözlemin hangi kararı değiştirdiğini kaydetmektir.
Kısa bir öğrenme defteri bu amaçla kullanılabilir. Her kayıt için problem, gelen yeni bakış açısı, dayanak, deneme sonucu ve karar yazılır. Böylece aylar sonra aynı tartışma baştan yapılmaz. Ürün, satış ve operasyon ekiplerinin aynı kayda erişebilmesi, yeni bilginin tek kişinin hafızasında kalmasını önler. Kaydın biçimi karmaşık olmak zorunda değildir; önemli olan düzenli güncellenmesi ve karar toplantılarında kullanılmasıdır.
Ayrıca hangi soruların dış katkıya uygun olduğunu zamanla öğrenirsiniz. Bazı konular müşteriyle doğrudan görüşme gerektirirken bazıları farklı uzmanların birlikte çalışmasından yararlanabilir. Açık inovasyonu her sorunun çözümü olarak görmek yerine, belirli belirsizlikler için seçilen bir çalışma aracı olarak konumlandırın. Bu bakış, gelecekteki etkinlik taleplerini de somutlaştırır: Daha büyük bir organizasyon istemek yerine, hangi öğrenme ihtiyacının karşılanmadığını tarif edebilirsiniz.
İnovasyon Mutfağı ile görüşme öncesi hazırlık dosyası
Olası bir görüşmeye bir sayfalık problem özetiyle başlamak yararlıdır. Bu sayfada girişimin hedef kullanıcısı, mevcut aşaması, çözülmek istenen sorun ve çalışmanın sonunda beklenen karar yer alabilir. Ardından kullanılabilecek veri, ekip zamanı, bütçe aralığı ve takvim kısıtları eklenebilir. Bunlar kurumun zorunlu başvuru alanları olarak değil, verimli bir görüşme için editoryal hazırlık önerisi olarak düşünülmelidir.
Sorulacak sorular da önceden hazırlanabilir: Bu ihtiyaç için hangi format anlamlı olur? Katılımcılar nasıl belirlenir? Problem sahibi ekip hangi oturumlarda bulunmalıdır? Çıktılar nasıl teslim edilir? Değerlendirme ve pilot aşaması teklifin içinde midir? Çalışma sonunda hangi kullanım hakları ve takip sorumlulukları doğar? Yanıtlar, kapsamı ve gerçek kaynak ihtiyacını görmenize yardımcı olur.
Görüşmeden önce ekosistemde başka hangi uzmanlıkların bulunduğunu Orion TEKMER paydaşları üzerinden inceleyebilirsiniz. Merkezin girişim geliştirme bağlamını anlamak için TEKMER nedir, girişimcilere hangi avantajları sağlayabilir? yazısı da tamamlayıcı bir çerçeve sunar. Farklı paydaşlarla görüşmek mümkün olsa bile aynı problemi her kuruma değişik biçimde anlatmak karşılaştırmayı zorlaştırır. Hazırladığınız temel dosyayı koruyun; sadece ilgili uzmanlığa yönelik soruları uyarlayın.
Teklif aşamasında teslimleri somutlaştırmak da karşılaştırmayı iyileştirir. Yalnızca etkinlik günü değil, hazırlık görüşmeleri, katılımcı bilgilendirmesi, değerlendirme notları ve son toplantı gibi unsurların hangilerinin kapsama dahil olduğu sorulabilir. İki farklı teklif aynı başlığı taşısa bile sunduğu çalışma derinliği değişebilir. Bu nedenle fiyatı tek başına değerlendirmek yerine beklenen çıktı ve ekip sorumluluğuyla birlikte okuyun. Açıklığa kavuşmamış noktaları karar öncesinde yazılı sorularla tamamlayın.
Başarıyı etkinlik büyüklüğünden bağımsız düşünmek
Bir çalışmanın kalitesi yalnızca katılımcı sayısı, üretilen sunum miktarı veya sosyal medya görünürlüğüyle açıklanamaz. Girişimin hangi kararı daha iyi verdiği de önemlidir. Müşteri grubunu daraltmak, gereksiz bir özelliği geliştirmemek veya yeni bir pilot sorusu tanımlamak somut kazanımlar olabilir. Bunlar her zaman gösterişli bir duyuruya dönüşmese de ekibin kaynak kullanımını etkileyebilir.
Başlangıçta öğrenme hedefi, sonuçta ise karar değişikliği kaydedildiğinde çalışma daha dürüst değerlendirilir. Katılımcı memnuniyeti ile ticari sonuçları ayrı izlemek gerekir; keyifli bir etkinlik yapılması ürünün doğrulandığını göstermez. Benzer şekilde hemen satış oluşmaması, araştırma amaçlı bir çalışmanın değersiz olduğu anlamına gelmez. Amaç ile ölçüm aynı düzlemde olmalıdır.
İnovasyon Mutfağı gibi açık inovasyon alanında çalışan bir yapıyı değerlendirirken en anlamlı soru, girişiminizin belirsizliğini nasıl daha iyi tanımlayabileceğinizdir. Açık bir problem, uygun katılımcılar, paylaşılan ölçütler ve takip edilen bir pilot birbirini tamamlar. Hazırlık iyi yapıldığında dışarıdan gelen fikirler yalnızca ilham olarak kalmaz; ekip içinde tartışılabilen, sınanabilen ve gerektiğinde değiştirilerek uygulanabilen seçeneklere dönüşür.
Çalışma sonunda ekibin kendisine sorabileceği son soru şudur: Aynı probleme yarın yeniden yaklaşsak neyi farklı yapardık? Cevap sadece daha iyi bir sunum hazırlamaksa öğrenme yüzeyde kalmış olabilir. Kullanıcıyı farklı seçmek, veriyi başka biçimde toplamak veya denemeyi küçültmek gibi somut değişiklikler varsa yöntem gelişmiştir. Bu iç değerlendirme, ilerleyen dönemde yeni bir etkinliğe katılma kararından önce de kullanılabilecek pratik bir referans oluşturur.
Sık sorulan sorular
İnovasyon Mutfağı bütün girişimlere açık bir destek programı mı?
Resmi site kurumlara yönelik açık inovasyon etkinlikleri ve çalışma formatlarını tanıtıyor. Buradan sürekli açık, herkese aynı koşullarla sunulan bir destek programı olduğu sonucu çıkarılamaz. Güncel katılım biçimi, uygunluk, ücret ve takvim doğrudan ilgili çalışma özelinde öğrenilmelidir. Orion paydaş listesi bu koşulların yerine geçmez.
Henüz ürünümüz yoksa böyle bir çalışma yararlı olabilir mi?
Ürün öncesinde problem, kullanıcı ve değer önerisi üzerine çalışılabilir. Ancak dışarıdan çok sayıda fikir almak, kullanıcı ihtiyacını doğrulamanın yerini tutmaz. Önce hangi belirsizliği çözmek istediğinizi belirleyin. Çalışma sonunda sınanabilir bir kullanıcı sorusu ve küçük bir deneme planı oluşturmak, erken aşama için anlamlı bir çıktı olabilir.
Etkinlikte geliştirilen fikir hemen hayata geçirilmeli mi?
Önce temel varsayımlar ve uygulanabilirlik incelenmelidir. Sunum aşamasında güçlü görünen bir fikir, gerçek kullanıcıyla karşılaştığında değişebilir. Küçük bir pilot, teknik ve operasyonel bağımlılıkları görmeye yardımcı olur. Çıktıların kullanımı ve tarafların sonraki katkıları da çalışma öncesinde veya yeni aşamaya geçerken açık biçimde kararlaştırılmalıdır.
Orion TEKMER üzerinden nasıl iletişim kurulabilir?
İnovasyon Mutfağı paydaş profilini inceleyerek mevcut iletişim ve iş birliği talebi alanlarından yararlanabilirsiniz. Talebinize uzun bir tanıtım yerine problem, hedef ve beklenen görüşme sonucunu eklemek değerlendirmeyi kolaylaştırabilir. Bu makalede herhangi bir başvuru kabulü, özel fiyat veya sonuç garantisi verilmemektedir.
