THK & Orion TEKMER
THK & Orion TEKMER
TEKMER

Girişiminizin hangi aşamasında bir TEKMER’e katılmalısınız?

TEKMER’e katılım zamanını fikir, prototip, pilot ve satış aşamalarında değişen ihtiyaçlarla değerlendirin. Doğru aşamayı değil, doğru hedef ve çalışma hazırlığını bulun.

Bir TEKMER’e katılmak için herkese uygun tek bir girişim aşaması yoktur. Doğru zaman; çözmek istediğiniz sorunun belirginleştiği, ilgili merkezin sunduğu desteğin bu soruna uyduğu ve ekibinizin o desteği kullanabilecek zaman ayırabildiği dönemdir. Fikir, prototip, pilot ve büyüme aşamalarında ihtiyaç değişir. Başvuru zamanını şirketin yaşıyla değil, bir sonraki kararı neyin engellediğiyle değerlendirin.

Aşama adını değil, elinizdeki kanıtı tanımlayın

Kurucular kendilerini erken aşama veya büyüme aşaması olarak tanımlayabilir; ancak bu ifadeler tek başına yeterince açıklayıcı değildir. Bir girişimin çalışan ürünü vardır fakat kullanıcıları henüz düzenli ödeme yapmıyordur. Başka bir girişimin az sayıda müşterisi bulunur, buna karşılık ürün her müşteri için yeniden geliştirilmek zorundadır. Her iki ekip de satış yaptığını söylese bile çözmesi gereken problemler birbirinden ayrılır.

Aşamanızı anlatırken üç soruya cevap verin: Bugün neyi biliyoruz, bunu hangi gözlemle biliyoruz ve sıradaki belirsizlik ne? Görüşülen kullanıcılar, çalışan prototip, tamamlanan denemeler ve müşteri geri bildirimleri bu anlatıyı somutlaştırır. Henüz kanıtlayamadığınız varsayımları ayrıca yazmak zayıflık değildir. Aksine, merkezle yapılacak görüşmenin ihtiyaçlarınıza odaklanmasını sağlar ve fazla genel bir destek arayışını daha yönetilebilir hale getirir.

Bu yazıdaki aşama ayrımı, girişimlerin kendi durumlarını tartışması için geliştirilmiş editoryal bir yöntemdir; resmî kabul sınıflandırması değildir. Belirli bir TEKMER’in veya programın sektörel odağı, proje değerlendirmesi ve katılım koşulları ayrıca incelenmelidir. Girişiminizi bir etikete uydurmaya çalışmak yerine mevcut durumunuzu açık anlatmanız, uygunluk görüşmesinde daha yararlı bir başlangıç noktası oluşturur.

Kurumsal destek çerçevesini zamanlama kararından ayırın

KOSGEB’in Teknoloji Merkezi Destek Programı, teknolojik girişimlerin sürdürülebilirliğine ve fikirlerin ticarileşmesine katkı amaçlar. Programın doğrudan yararlanıcılarıyla bir merkezde yer almak isteyen girişimler aynı başvuru grubunu oluşturmaz. Bu nedenle merkezlere ilişkin destek başlıklarını, şirketinize otomatik verilecek kaynaklar olarak okumamak gerekir.

Zamanlama kararında iki ayrı uygunluğu değerlendirin. İlki merkezin yürüttüğü faaliyetlerin, seçtiğiniz katılım modelinin ve kabul koşullarının sizin projenize uyumudur. İkincisi ise ekibinizin şu anda bu ortamdan fayda üretebilecek durumda olmasıdır. Resmî koşullara uygun olmanız, bütün hizmetlere aynı anda ihtiyaç duyduğunuz anlamına gelmez. Tersine, gelişim ihtiyacınızın güçlü olması da tek başına kabul sonucunu belirlemez.

Görüşmeye başlamadan önce beklentinizi somutlaştırın. Alan arayışı, proje geliştirme ihtiyacı, mentörlük veya bir programa katılım ayrı gündemler olabilir. Başvuruyu hangi amaçla yaptığınızı açıklamak doğru bilgiye daha hızlı ulaşmanıza yardımcı olur. Teknoparkta yer bulamamış olmak gibi başka bir süreçteki deneyiminizi paylaşabilirsiniz; ancak TEKMER değerlendirmesinin o sürecin otomatik devamı olmadığını göz önünde bulundurun.

Fikir aşamasında önce problemin sınırlarını daraltın

Henüz ürün geliştirmeyen bir ekip için temel ihtiyaç, fikri daha uzun anlatmak değil, çözülecek problemi daha iyi anlamak olabilir. Hangi insan veya işletme bu sorunla karşılaşıyor? Mevcut durumda ne yapıyor? Sorunun ortaya çıktığı koşullar neler? Bu soruların cevapları bulanıksa ilk hedefiniz bir ofise yerleşmekten önce kullanıcılarla düzenli temas kurmak ve görüşmelerden öğrenmek olabilir.

Bir gelişim ortamı bu dönemde düşüncenizi düzenlemenize, iş modeli seçeneklerini tartışmanıza ve çalışma disiplini oluşturmanıza katkı sunabilir; fakat her merkez aynı türde fikir aşaması çalışması yürütmez. Görüşmede, henüz ürününüz olmadığını açıkça söyleyin. Hangi hazırlığın beklendiğini ve size uygun bir başlangıç seçeneği bulunup bulunmadığını sorun. Henüz doğrulanmamış bir fikri geliştirilmiş teknoloji gibi sunmayın.

Katılımı değerlendirirken kendi sorumluluğunuzu da tanımlayın. Haftada kullanıcı görüşmesi yapacak, bulguları kaydedecek ve varsayımlarını değiştirmeye hazır bir ekip, aldığı geri bildirimi işe dönüştürebilir. Yalnız fikrinin iyi olduğunu duymak isteyen bir ekip ise benzer görüşmeleri tekrar edebilir. Erken aşamada zamanlamanın belirleyicisi, dışarıdan gelecek önerilere ulaşmak kadar bu önerileri sınayacak bir öğrenme düzenine sahip olmaktır.

Prototip aşamasında teknik ilerlemeyi kullanım bağlamına bağlayın

Çalışan bir prototip geliştirdiğinizde ihtiyaçlarınız daha somut hale gelir. Ürünün belirli bir işi yapması önemlidir; fakat gerçek kullanıcı ortamında nasıl çalışacağı, hangi sınırlara sahip olduğu ve nasıl deneneceği ayrıca belirlenmelidir. Bu dönemde teknik geliştirme gündemiyle müşteri gündeminin kopmaması gerekir. Çok sayıda özellik eklemek, ürünün hangi sorunu yeterince iyi çözdüğünü açıklamıyorsa ilerleme duygusu yanıltıcı olabilir.

TEKMER seçeneklerini değerlendirirken prototipinizin mevcut halini, test etmek istediğiniz varsayımı ve ihtiyaç duyduğunuz görüş türünü anlatın. Donanım, yazılım veya bilimsel bir geliştirme için gereken uzmanlık birbirinden farklı olabilir. Belirli laboratuvar, test altyapısı ya da ekipmana erişim bulunduğunu varsaymayın; bu konuda somut bilgi isteyin. Merkezin genel tanıtımındaki teknoloji vurgusu, her teknik ihtiyacın karşılanacağı anlamına gelmez.

Bu aşamada katılımı anlamlı kılabilecek hedef, belirli bir denemenin tasarımını tamamlamak olabilir. Denemenin başarılı sayılacağı koşulu, veri toplama biçimini ve değerlendirme tarihini yazın. Merkezle yapılacak görüşmelerde bu plana dışarıdan bakılmasını isteyebilirsiniz. Böylece “ürünü geliştirmek istiyoruz” gibi geniş bir talep yerine, karar verilmesi gereken teknik ve ticari sorular konuşulur; kullanılan zamanın karşılığı daha görünür olur.

Pilot aşamasında ilgi ile taahhüdü birbirinden ayırın

Pilot görüşmeleri başladığında girişim, ürünün gerçek iş akışına girmesinin zorluklarıyla karşılaşabilir. Bir kurumun ürünü ilginç bulması ile deneme için sorumlu kişi, zaman ve kaynak ayırması aynı şey değildir. Bu nedenle pilot aşamasındaki temel soru yalnız daha çok bağlantı kurmak olmayabilir. Pilotun amacı, sınırları, geri bildirim düzeni ve sonrasında verilecek kararın açıklığı da önem taşır.

Bu dönemde bir merkeze katılımı değerlendiriyorsanız hangi konularda dış bakışa ihtiyaç duyduğunuzu ayırın. Pilot kapsamını sadeleştirmek, müşteriyle değer önerisini konuşmak, teklif yapısını değerlendirmek veya ekip içi sorumluluğu düzenlemek farklı uzmanlıklar gerektirebilir. Yatırımcı görüşmesi talebini otomatik olarak ilk sıraya koymayın. Belki de önünüzdeki en değerli adım, mevcut müşterinin hangi koşulda ücret ödemeye hazır olduğunu anlamaktır.

Pilotu bir başarı hikâyesi olarak anlatmadan önce neyin doğrulandığını yazın. Kullanıcı ürünü denedi mi, belli bir işte kullandı mı, aynı ihtiyacın tekrar edeceğini söyledi mi, satın alma sürecini başlattı mı? Bunlar ayrı sinyallerdir. Katılım görüşmesinde bu ayrımları açıkça paylaşmanız, size önerilen desteğin gerçek durumunuza uygun olmasına yardımcı olur. Henüz tamamlanmamış görüşmeleri kesin müşteri anlaşması gibi sunmayın.

İlk satıştan sonra tekrar edilebilirliği sorgulayın

İlk satış önemli bir öğrenme fırsatıdır; fakat her satış aynı şekilde elde edilemiyorsa büyüme modeli henüz netleşmemiş olabilir. Kurucunun kişisel ilişkisiyle gelen bir müşteri, başka müşterilere ulaşmak için aynı yöntemin kullanılabileceğini kanıtlamaz. Ayrıca satış sonrası kurulum, destek ve ürün uyarlama yükü ekibin kapasitesini zorlayabilir. Bu dönemde çalışma alanından beklenti, müşteri sayısı kadar operasyonun sürdürülebilirliğine yönelmelidir.

Merkezle yapacağınız görüşmede hangi müşteri grubuna odaklanacağınızı, satış sürecindeki engeli ve ürünün tesliminde harcanan emeği açıklayın. İhtiyacınız yeni bir etkinliğe katılmaktan çok fiyatlandırma seçeneklerini incelemek veya müşteri kabul sürecini düzenlemek olabilir. Size uygun uzmanlık ve iş bağlantılarının nasıl kurulabileceğini sorun; tanıştırılmanın satış sonucu garantisi olmadığını bilerek hazırlık yapın.

Büyümeyi değerlendirmek için yalnız gelir hedefi yazmayın. Yeni müşteriye hizmet verme süresi, tekrar eden destek soruları, ürünün hangi özelliklerinin sürekli talep edildiği ve ekibin darboğazları da izlenebilir. Bunlar bir yatırımcıya sunulacak süslü göstergelerden önce yönetim araçlarıdır. Katılımın zamanlaması, bu sorunları çözmek üzere ayırabileceğiniz yönetim dikkatiyle birlikte düşünülmelidir; her yeni program ek iş yükü de getirir.

Katılım hazırlığını dört soruyla sınayın

İlk soru, gelecek dönemde verilmesi gereken en önemli kararın ne olduğudur. Cevabınız çok uzunsa hedefinizi daraltın. İkinci soru, bu kararı hangi bilgi eksikliğinin engellediğidir. Üçüncüsü, dışarıdan gelecek desteği kullanacak ekip üyesinin kim olduğudur. Dördüncüsü ise ilerlemeyi hangi gözlemle anlayacağınızdır. Bu dört cevap bir sayfaya sığdığında katılım beklentiniz daha açık hale gelir.

Örneğin hedefiniz yeni sektöre açılmaksa ihtiyaç doğrudan geniş bir yatırımcı ağı olmayabilir. Önce sektördeki satın alma biçimini ve ürününüzün uygunluğunu anlamanız gerekebilir. Bir uzman görüşmesi veya yapılandırılmış müşteri araştırması o dönem daha işe yarayabilir. Merkezin sunduğu imkânları bu bilgi ihtiyacıyla eşleştirin. Her imkânı aynı anda kullanmaya çalışmak, odaklanmayı zorlaştırabilir ve ilerlemenin izlenmesini güçleştirebilir.

Hazırlık, bütün eksiklerinizin kapanmış olması demek değildir. Eksiklerinizi adlandırabilmeniz, gerçekçi bir çalışma kapasitesi ayırabilmeniz ve geri bildirimi uygulayabilmeniz yeterince güçlü bir başlangıçtır. Buna karşılık ekip içinde temel görevler bile konuşulamıyorsa önce kısa bir iç planlama yapmak faydalı olabilir. Bu öneri bir kabul şartı değildir; dış destekle ekip içi çalışma düzeninin birbirini tamamlaması için pratik bir önlemdir.

Beklemenin ve hemen katılmanın maliyetini karşılaştırın

Bir TEKMER’e başvurmayı ertelemek bazen mantıklı, bazen de gereksiz bir gecikme olabilir. Kararı yalnız hazır hissetmeye bağlamak yerine iki senaryo yazın. Önümüzdeki dönemi mevcut düzeninizde geçirirseniz hangi işi yapabileceksiniz? Uygun bir merkeze katılırsanız hangi ek imkânı gerçekten kullanacaksınız? İkinci senaryodaki faydayı varsayarken kapsamı henüz doğrulanmamış hizmetleri kesin kabul etmeyin.

Bekleme kararı alıyorsanız yeniden değerlendirme koşulu koyun. Bir prototip gösterimi, belirli bir kullanıcı grubuyla görüşmelerin tamamlanması veya ekipte görev paylaşımının netleşmesi böyle bir koşul olabilir. Takvime yalnız “sonra başvur” yazmak, belirsizliği ileri taşır. Hangi gelişme olduğunda tekrar konuşacağınızı belirlemek ise bekleme süresini aktif hazırlığa dönüştürür ve ilerlemenin izlenmesine yardımcı olur.

Hemen görüşme başlatmak da hemen taşınmak veya bütün hizmetlere katılmak anlamına gelmez. Ön görüşmenin amacı seçenekleri öğrenmek ve uygunluğu değerlendirmek olabilir. Kuruluşların sunduğu süreçler farklıdır; görüşme, proje değerlendirmesi, alan kullanımı ve program katılımı arasındaki adımları sorun. Böylece bilgi toplama kararıyla uzun süreli bir taahhüt verme kararını birbirinden ayırabilirsiniz.

Varsayımsal örnek: Aynı üründe iki farklı zamanlama

Bu örnek kurgusaldır. Müzelerdeki ziyaretçilerin sesli rehber deneyimini geliştiren bir ürün üzerinde çalışan iki kişilik ekip, ilk başta bir TEKMER’e yalnız düzenli çalışma yeri bulmak için katılmak istiyor. Görüşmeye hazırlanırken kullanıcı problemini çok geniş anlattıklarını fark ediyorlar. Bir süre kendi düzenlerinde kalıp müze yöneticileri ve ziyaretçilerle görüşmeye ve hangi kullanıcı grubuna odaklanacaklarını belirlemeye karar veriyorlar.

Birkaç hafta sonra ekip, belirli bir ziyaretçi grubunda benzer bir sorunun tekrar ettiğini gözlemliyor. Basit bir prototip hazırlıyor ve iki kurumla deneme görüşmesine başlıyor. Artık ihtiyaçları yalnız masa değil; pilot kapsamını belirlemek, ürünün değerini anlatmak ve birlikte çalışacakları günleri düzenlemek. Merkezle yeniden görüşürken bu üç ihtiyacı açıkça ortaya koyuyorlar ve mevcut seçeneklerin kapsamını soruyorlar.

Bu hikâyenin sonucu, herkesin prototipten sonra başvurması gerektiği değildir. Aynı ekip fikir aşamasında uygun bir gelişim çalışmasından da fayda görebilirdi. Buradaki fark, ikinci görüşmede ihtiyaçlarının ve ayırabilecekleri emeğin daha anlaşılır hale gelmesidir. Doğru zaman, dışarıdan konulan tek bir tarih yerine ekibin hedefiyle mevcut desteğin birbirine yaklaştığı dönem olarak değerlendirilir.

İlk dönemi bir öğrenme anlaşmasıyla planlayın

Katılım kararı verdiğinizde kendi ekibiniz için kısa bir başlangıç notu hazırlayın. Bu notta ilk dönemin amacı, kullanılacak imkânlar, sorumlu kişiler ve gözden geçirme tarihi yer alsın. Bunu kurumdan istenen bir sonuç garantisi olarak değil, ekibin çalışma planı olarak düşünün. Böylece katılımın ardından gelen etkinlik ve görüşmeler arasında önceliğinizi kaybetmeden ilerleyebilirsiniz.

Planın kapsamını sınırlı tutmak önemlidir. Aynı anda yeni müşteri bulmak, yatırım almak, ihracata başlamak ve bütün operasyonu düzeltmek isteyen bir ekip hangi çalışmanın etkili olduğunu ayırt etmekte zorlanabilir. Önce en belirgin darboğaza odaklanın. İlk dönemin sonunda problem değiştiyse destek ihtiyacınızın da değişebileceğini kabul edin; başlangıçta seçilen hedefi sırf plana yazıldığı için sürdürmek zorunda değilsiniz.

İlerlemeyi görüşme sayısıyla birlikte karar kalitesi üzerinden inceleyin. Hangi varsayım elendi, hangi deneme başlatıldı, hangi konuda uzman desteği gerektiği daha açık görüldü? Olumsuz bir müşteri geri bildirimi bile yanlış yöne yatırım yapmanızı önlüyorsa değer taşır. Bu bakış, TEKMER’i yalnız bir adres olarak değil, ekibin kendi sorumluluğuyla kullandığı gelişim ortamı olarak değerlendirmenize yardımcı olur.

Dönem sonunda ayrıca bir durdurma kararı alıp almadığınızı da konuşun. Girişimcilikte ilerleme her zaman yeni bir iş eklemek değildir. Kullanıcıların önemsemediği bir özelliği geliştirmeyi bırakmak, uygun olmayan bir pazarı ertelemek veya aşırı geniş bir pilotu küçültmek ekibin kaynaklarını koruyabilir. Bu kararların gerekçesini kaydetmek, aynı tartışmanın yeni bir mentör görüşmesinde tekrar başlamasını önler. Gelecek dönemin hedefini belirlerken önceki varsayımların hangilerinin değiştiğini açıkça gösterin. Böylece bulunduğunuz aşamayı yalnız ürün sürümüyle değil, kararlarınızın dayandığı bilgiyle tarif edebilirsiniz. Merkezle görüşmeler de bu kayıt sayesinde daha somut bir gelişim hikâyesi etrafında ilerler.

THK & Orion TEKMER ile aşamanızı açık anlatın

THK & Orion TEKMER’in hizmetler bölümünde, farklı gelişim ihtiyaçlarına yönelik başlıklar bulunur. Kendi aşamanızı belirlemek için bu başlıklara bakabilir, ardından mevcut ürününüzü ve yakın dönem sorununuzu anlatabilirsiniz. Hangi hizmetlerin ve katılım biçimlerinin uygun olduğu, güncel değerlendirme ve kullanım koşulları çerçevesinde netleştirilmelidir.

Ön başvuru formunda projenizin aşamasını ve ihtiyacınızı paylaşmanız istenir. Hazırladığınız bir sayfalık durum notu, formdaki anlatımı somutlaştırabilir. Sırf daha ileri görünmek için aşamanızı büyütmeyin; bugün nelerin doğrulandığını ve hangi konuda desteğe ihtiyaç duyduğunuzu doğru aktarmanız, görüşmenin verimini artırır. Ön başvuru ile kabul ve yer tahsisini aynı sonuç olarak değerlendirmeyin.

Sık sorulan sorular

Şirket kurmadan önce TEKMER ile görüşebilir miyim?

İlk temas ve resmî proje kabulü ayrı süreçler olabilir. Hangi hazırlık ve katılım seçeneklerinin bulunduğunu merkezden öğrenin. Görüşmeye giderken fikrinizi, ekibinizi ve öğrenmek istediğiniz konuyu açıkça anlatmanız yararlıdır; şirket kurmuş olmamak bütün seçenekler hakkında tek başına sonuç vermez.

Ürünüm hazır değilse çok mu erken davranmış olurum?

Ürünün hazır olmaması tek ölçüt değildir. Fikir aşamasına uygun bir çalışma bulunup bulunmadığı ve sizin bu çalışmaya zaman ayırabilmeniz önemlidir. Teknik geliştirme aşamasını olduğundan ileri göstermeden mevcut ihtiyacınızı paylaşın; uygunluğu merkezin güncel koşullarıyla birlikte değerlendirin.

Satış yapan girişimlerin TEKMER’e ihtiyacı kalır mı?

Satış sonrasında da tekrarlanabilirlik, ürün geliştirme ve iş ilişkileri gibi ihtiyaçlar doğabilir. İhtiyacınızın varlığı tek başına belirli bir merkezin size uygun olduğunu göstermez. Önceliğinizi belirleyip sunulan hizmetlerle eşleştirmek daha doğru bir değerlendirme sağlar.

Başvuru için önce yatırım almak gerekir mi?

Yatırım almayı bütün merkezler için ortak ön koşul gibi düşünmeyin. İlgilendiğiniz merkezin veya programın güncel kabul koşullarını inceleyin. Girişimin aşaması, projenin niteliği ve başvurunun amacı birlikte değerlendirilmelidir; tahmine dayalı bir gereklilik yüzünden görüşmeyi ertelemeyin.

Zamanlamanın yanlış olduğunu nasıl anlarım?

Hangi hizmeti neden kullanacağınızı açıklayamıyor, görüşmelere hazırlanamıyor veya önerileri uygulayacak zaman bulamıyorsanız planı gözden geçirin. Önce katılım biçimini ve hedefi daraltmayı düşünün. Sorun her zaman merkezin kendisi değil, o dönemki ihtiyacınızla çalışma kapasitenizin uyuşmaması olabilir.

Kaynaklar ve güncel başvuru bilgileri